IMSI

Bu teknik standart Tüp Bebek vuygulamaları ile karşılaştırıldığında en üst düzeyde spermin morfolojik analizini yapabilme imkanı vermekte ve bu yapılan analiz ile canlı sperm hücresine hiçbir zarar verilmeden bu spermin mikroenjeksiyonunun yapılabilmesine izin vermektedir.

Intrasitoplazmik Morfolojik olarak seçilmiş Sperm Injeksiyonu (IMSI) tekniği, 2004 yılında Benjamin Baartoy tarafından geliştirildi. Bu teknikte amaç, en iyi kalitedeki spermleri seçmek ve mikroenjeksiyon sonrası yüksek döllenme oranları elde etmektir. İyi kalitede sperm ve yumurta, embriyo gelişimini de etkileyecek ve gebelik şansını arttıracaktır.

Standart mikroenjeksiyon uygulamalarında canlı sperm hücresi en fazla 400×2 kat büyütülmektedir. Bu büyütmede spermin genel morfolojik özellikleri (baş yapısı, boyun yapısı ve kuyruk yapısı) incelenebilir. Fakat sperm hücresinin baş yapısında yer almakta olan organeller ve vakuol gibi olmaması gereken yapılar ve hücre çekirdeği incelenememektedir.

Bu uygulama için ileri teknoloji ile donatılmış özel mikroskoplar kullanılmaktadır. IMSI tekniği kullanılarak yapılan işlemde 6000-8000 kat büyütülme kullanılarak canlı spermlerde hücre içi yapıları ve hücre çekirdeği morfolojisi detaylı bir şekilde incelenmektedir. Böylelikle normal ya da normale en yakın spermlerin ayrıntılı seçimleri sonrasında yapılan mikroenjeksiyon işlemi ile %25 ile %40 arasında daha yüksek döllenme sağlanabilinmektedir.

Genetik ve çevresel faktörler, erkek speminde çeşitli derece ve şiddette DNA hasarına yol açmaktadır. Genellikle tüp bebek tedavisinde uygulanan ICSI tekniğinde hasarlı DNA içeren spermler kullanılma ihtimali daha yüksektir. IMSI (İntra cytoplasmic Morphologically Selected sperm İnjection) canlı spermde DNA hasarı olup olmadığını gösteren en iyi tekniktir.

Bazı sperm anormallikleri, yaklaşık 400-600 büyütmeli normal mikroskoplarla tanımlanabilir. Mikroenjeksiyon (ICSI) tekniğinde bu mikroskoplar kullanılır, IMSI tekniğinde ise yaklaşık 6000 büyütmeli mercek sistemi olan mikroskop yardımıyla sperm seçimi yapılır. Böylece spermin başında olabilecek ve normal mikroskopla görülemeyecek herhangi bir anormallik saptanabilir ve normal görünen spermlerin seçilmesine olanak verir. Spermlerin başında Vakuol denilen ve normal mikroskopla görülemeyen anormallik varlığında, genetik bilgiyi taşıyan DNA ‘da da hasar olabilir , anormal embriyo gelişimine yol açabilir. IMSI , hasarlı DNA içeren spermlerin yumurta içine bırakılması ihtimalini azaltır.

İMSİ hangi hasta gruplarında tavsiye edilir ?

  • 35 yaş üzeri erkeklerde
  • Sperm testinde yüksek oranda anormal sperm tespit edilmiş hastalarda
  • İyi yumurta kalitesine rağmen daha önceki uygulamalarda iyi kalite embriyo elde edilememiş hastalarda
  • Daha önce başarısız tedavi öyküsü olanlarda
  • Önceki gebeliklerinde düşük öyküsü olanlarda
  • Az sayıda yumurtası olan bayanlarda fertilizasyon (döllenme) oranını arttırmak amacıyla
    IMSI tekniği uygulanabilir.

Son yapılan çalışmalarda, IMSI tekniği ile seçilen spermlerin kullanılmasıyla ,daha iyi embriyo gelişimi, daha yüksek gebelik oranları ve daha az oranda gebelik kayıpları tespit edilmiştir. (Antinori et al, 2008; Bartoov et al, 2002)

IMSI tekniği , eğitilmiş laboratuar elemanları ve pahalı mercek sistemi gerektirdiğinden maliyeti yüksek bir uygulamadır ancak merkezimizde bu işlem için ek ücret talep edilmemekte ve gerekli hasta gruplarının tamamında kullanılmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Tüp bebek tedavisinde tüplerin açık veya kapalı olması başlıklı makalemizde Embriyo, infertilite ve Kadın Kısırlığı hakkında bilgiler verilmektedir.


Lütfen Bu konu ile alakalı Dokturumuza danışmak için Burayı Tıklayın

Subscribe!