Vaginismus ve Tüp Bebek Tedavisi

Vaginismus , vagina kaslarında oluşan istem dışı kasılma nedeniyle cinsel ilişkinin gerçekleşememesi ya da ilişki sırasında ağrı, yanma hissi nedeniyle ilişkinin son derece rahatsızlık vermesi durumudur. Vaginayı çevreleyen pelvik duvar kaslarında oluşan kontrol edilemeyen kasılmalar nedeniyle, ilişki hiç olmaz ya da tamamlanamaz. Vaginismus hastaları, bu istem dışı kasılmaları kontrol edemezler, vaginaya penis dışında, parmak, tampon vb ile temas da imkânsızdır. vagina kasılmasının yanında bel ve bacak kaslarında da benzer kasılmalar olabilir.

Vaginismus, iki türlü olabilir;

-Primer: Hiç ilişki ya da perine teması olmamıştır.

-Sekonder: Başlangıçta problem olmadığı halde hormonsal faktörler ve travma nedeniyle ortaya çıkmıştır. Menopoz, cerrahi müdahaleler, zor doğumlar, düşükler, kürtajlar, ağrılı muayeneler, taciz vb. gibi durumlardan sonra da gelişebilir.

Vaginismusun tedavisinde tek başına ilaç, cerrahi yöntemler, hipnoz ya da benzeri kompleks teknikler yeterli olmaz. Düzenli bir program çıkarılarak sabırla yapılan tedaviler, çiftlere ağrısız ve konforlu bir cinsel yaşam sağlayabilir.

Vaginismus tedavileri genellikle kısa sürede tamamlanamaz, ne yazık ki uzun yıllar da alabilir.

Tedavi altındaki çiftlerde çocuk isteği de olduğu takdirde, elbette ki yardımcı üreme tekniklerine başvurulur. Tedavi sırasında vaginal muayene yapılamayacağı için, kısa süreli anestezi yardımıyla bu sorun aşılabilir. Yumurta büyütme döneminde, ultrason takiplerinin bir kısmı karından bir kısmı da anestezi ile vaginal yoldan yapılarak bu süreç tamamlanır. Yumurta toplama ve embriyo transferi de kısa süreli anestezi altında yapılarak tedavi sonlandırılır.

Bazen sadece ağrılı ilişkisi olan kadınlar, tedavi sırasında nazikçe yapılan vaginal ultrasonlarla, vaginismus tedavilerine de katkı sağlamış olurlar.

 

17 Ağustos 2012 Saat : 3:37
admin
devamını oku

Daha Önce 3 Veya Daha Fazla Başarısız Tüp Bebek Denemesi

Tüp bebek Tedavi safhaları ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur.

Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir.Eşlerden genetik test istenebilir.

Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.

 

15 Ağustos 2012 Saat : 1:34
admin
devamını oku

Eşimin Sperm Tahlili Kötü Çıktı, Şimdi Ne Olacak ?

Bir kadının gebe kalma olasılığıyla eşinin sperm sayı ve hareketliliğin paralellik gösterdiği iyi bilinmektedir. Dünya Sağlık örgütü kriterlerine göre sayı olarak en az 15 milyon/ml ve üstü olması, hareket oranlarının da en az % 40 olması gerekmektedir. Aslında günümüzde bu sayının arttırılması ile ilgili bilimsel olarak kanıtlanmış çok etkili bir medikal tedavi olmadığını söylemek gerekir. Öncelikle sperm sayı ve hareket azlığının saptanabilir bir sebebi olup olmadığının araştırılması gerekir.

Örneğin erkekte bazı hormonların eksikliği saptanmışsa bu hormonların belli bir süre dışarıdan verilmesi sperm sayısını arttırabilecektir. Süt hormonu gibi bazı hormonların da fazla salgılanması da yine sperm üretimini bozabilir. Ayrıca bazen yoğun iltihaplar da sperm sayı ve özellikle hareketini azaltabilmektedir. Araştırmada bu sebepler saptanırsa doktorunuz size tedavi planı yapacak ve takip edecektir. Eğer görünür hiçbir sebep ortaya koyulamazsa da şu tavsiyeler bazı durumlarda yararlı olabilir.

Öncelikle sperm sayısını artırmak amaçlı beslenme değişiklikleri, kilo ve yaşam alışkanlıkları gibi faktörler ele alınmalıdır.

Her şeyden önce stresli bir yaşam sperm üretimini olumsuz etkileyebilir, olabildiğince stresten uzak kalmalı düzenli egzersiz yapmalı ve uykunuzu düzenli uyumalısınız.

Sigara zararları en açık şekilde kanıtlanmış toksindir. Uzun vadede değişik organlarda kanser yaptığı gibi birçok çalışmada sperm sayısını, hareketini ve şeklini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Merkezimizde, yoğun sigara içen erkek ve bayanlara tedavi başlamadan önce mutlaka ve mutlaka sigarayı bırakmalarını tavsiye ediyoruz. Eğer varsa obezite yani aşırı fazla kilolarınızdan da kurtulmalısınız.

Testislerinizi ( hayalarınızı) yüksek ısıdan korumalısınız. Fin Hamamı, sauna ve çok sıcak su banyoları sperm üretimini olumsuz şekilde etkileyebilir. Aşırı sıcak suda uzun zaman geçirirseniz sperm sayısı belirgin olarak düşebilir. Yine dar ve naylon iç çamaşırları mümkünse giymeyin.

Çok aşırı kahve tüketmeyin. Elbette günde bir iki fincan kahve içilebilir ama daha fazlası sperm hareketliliğini azaltabilir.
Her organımızı etkilediği gibi kontrolsüz kullanılan tarım ve böcek ilaçları vücudumuzda birikerek sperm üretimini de olumsuz etkiler. Bu amaçla sağlıklı ve doğal beslenmeyi tercih etmeliyiz. Unutulmamalıdır ki hepimiz için ideal olan organik beslenmektir.

Aşırı alkol alımı da sperm üretimini bozabilir. Sürekli alkol alanlarda zamanla testislerde testosteron üretimi bozulur. Temel erkeklik hormonu olan testosteronun azalması tüy dökülmesi, empotans (iktidarsızlık) ve sperm sayısı düşüklüğüne yol açabilir. Günde 1- 2 kadehten daha fazlasının tedavi sürecinde gebelik oranlarını düşürdüğü bildirilmiştir.

Başka amaçlarla kullanılan bazı ilaçlar da sperm üretimini olumsuz etkileyebilir. Tüp bebek tedavi sürecindeyken başka nedenlerle verilen ilaçlar kullanılmadan önce mutlaka hekiminize danışmalısınız. Antibiyotikler, depresyon, mide ülseri, hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar sperm üretimini bozabilir. Mide ilacı olan reseptör bazı ilaçların sperm sayısını azaltabileceği bilinmektedir. Özellikle değişik sebeplerle örneğin prostat büyümesi gibi durumlarda kullanılan steroidli, testosteronlu ilaçlar da yine sperm üretimini bozabilir.

Kemoterapi ilaçları kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar olup sperm üretimine belirgin olarak zarar verebilirler. Bu ilaçların bir kısmının etkisi kalıcıdır. Kemoterapi öncesinde bazı hastalarda ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınarak dondurulma işlemi de yapılabilir. Özellikle radyoterapi (ışın tedavisi) görecek erkeklerde sperm saklanıp dondurulması çok önemlidir.

Yoğun cep telefonu kullanımı, büyük tüplü eski tür televizyonlara, eski tip bilgisayar monitörlerine yakın ve uzun süre çalışılması, mikro dalga fırın gibi elektromanyetik dalga yayan cihazların yakınında uzun süre durulması da sperm sayısı üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Bu tür cihazlardan mümkün olduğunca uzakta kalınmalıdır.
Bisiklete uzun süre binmek de testislere mekanik zarar verir. Tedavi sürecinde ve öncesinde binilmemelidir.

Elbette tüm bu öneriler uygulansa dahi tekrarlayan tahlillerde durum düzelmiyor hatta kötüye doğru gidiyor olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bebeğin oluşumu için aslında tek bir sperm ve tek bir yumurta yeterlidir. Doğal koşullarda milyonlarca olması gereken sperm sayısı alınan önlemler ve tedavilerle elde edilemiyorsa yapılacak iş, teknolojik imkanlardan yararlanmak için bir tüp bebek merkezinin yolunu tutmaktır.

 

Doç. Dr. Selman Laçin

Medicana International İstanbul Hastanesi

Tüp Bebek Merkezi Başkanı

http://www.istanbultupbebek.org / http://www.tupbebek.name.tr

14 Ağustos 2012 Saat : 5:10
admin
devamını oku

Ko-kültür nedir (Co-Culture) ?

Ko-kültür, anne adayının rahminden alınan hücreleri yetiştirmek ve laboratuvarda oluşan döllenmiş yumurtalarınızı bu rahim hücreleri üzerine yerleştirip gelişmelerini sağlamaktır. Yapay rahim adı da verilen uygulamada embriyo gelişiminin anneden alınan rahim hücreleri ile birlikte olmasının iyi sonuç verdiği düşünülmektedir.

Yapay rahim içi uygulaması (Co-Culture), tekrarlayan tüp bebek tedavilerine rağmen gebe kalamayan, embriyoları yavaş veya kötü gelişim gösteren çiftlerde uygulanan bir yöntemdir.

Adetin 21. günü rahim içinden alınan ufak bir doku örneği laboratuvar koşullarında üretilerek yapay bir rahim içi dokusu oluşturulup, embriyoların bu doku içinde büyütülmesi amaçlanır. Anne adayının rahim iç duvarı hücreleri embriyo gelişimine zarar vermemekte, gelişiminin devamını sağlamakta ve büyüme şansını arttırmaktadır.

Embriyonun büyüyüp gelişmesi için gerekli olan besinlerle zengin olan ko-kültür sıvıları içerisinde ayrıca, embriyo için zararlı olabilecek artıkları embriyo çevresinden uzaklaştıran maddeler de bulunmaktadır. Ko-kültür ortamında embriyo ve rahim içi doku arasındaki ilişki vücut içindekine benzer şekilde gelişmekte ve embriyo ile anne adayının rahim iç duvarı hücreleri birbirleri ile tanışmış ve alışmış olmaktadırlar.

14 Ağustos 2012 Saat : 10:07
admin
devamını oku

Tüp bebeğe ilk adım…

Daha önceki tüm tetkik ve tedavilerinize ait bilgileri gelirken mutlaka yanınızda getiriniz.

Erkeğin 3-4 günlük cinsel perhizle gelmesi işlemlerin hızlandırılması açısından uygun olur.

Bayanın adetli olup olmaması sorun olmaz.

Önce detaylı bir geçmiş tedavileriniz ile ilgili bilgi alındıktan sonra bayana jinekolojik muayene, ultrasonografik inceleme, rahim ağzından alınan kanser tarama testi ve bazı örnekler (smear testi ve bazı kültürler), hormon tahlilleri yapılır, gerekirse rahim filmi istenir. (histerosalpingografi).

Bu tetkiklerden yakın zamanda ve uygun şekilde yaptırılmış olduklarınızın tekrarlanmasına gerek olmayacaktır. Tetkiklerinizin adet döneminize göre ne zaman yaptırılacağı, hangilerinin tekrarlanacağı doktorunuz tarafından size anlatılacaktır.

Yapılan muayene ve testlerin değerlendirilmesi sonucunda belirlenen soruna göre sizin için en uygun olan tedavi yöntemi belirlendikten sonra

tüp bebek tedavinize başlanacaktır.


11 Ağustos 2012 Saat : 10:29
admin
devamını oku

Embryo Gelişimi ve Rahme Tutunma

Embryo Gelişimi ve Rahme Tutunma

 

 

2 Ağustos 2012 Saat : 5:01
admin
devamını oku

ÇOĞUL GEBELİK (İkizler ve Üçüzler) – tek yumurta ikizleri doğum oranı

Günümüzde yardımcı üreme teknolojilerinin (Kısırlık, tüp bebek) gelişmesiyle birlikte çoğul gebelik oranları da yükselme göstermiştir. İleri yaşlarda özellikle 30′ lu yaşlardan sonra çoğul gebelik daha sık şekilde görülmektedir.  Yapılan araştırmalara göre, kadın ileri yaşta kısırlık tedavisi görüyorsa çoğul gebelik riski % 4 oranında seyretmektedir.

Bir bebek sahibi olmayı beklerken iki bebek  hatta üç bebek sahibi olmak kimi çiftlere göre güzel bir his olabilir bu tartışılır ama çoğul gebeliğin hem doğacak bebekler  için hemde taşıyan anne  için ciddi riskleri vardır.

Şimdi gelin o riskler nelermiş birlikte inceleyelim :

Çoğul gebelik genel olarak ikiye ayrılır.Tek Yumurta ikizi ve Ayrı yumurta ikizi olmak üzere iki tür çoğul gebelik vardır.

Tek yumurta İkizi

İsminden de anlaşılacağı gibi tek yumurta ve tek spermin döllendikten sonra bölünerek oluşan, görünüş olarak birbirlerine çok benzeyen ikizler dünyaya gelir.Bu ikizlere tek yumurta ikizleri denir.Tek yumurta ikizi doğum oranı dünyanın hiç bir yerinde farklılık göstermez ve bu oran ortalama 25o’ de birdir.

Tek Yumurta İkizlerinde tek bir amniyon kesesi ve tek plesanta  vardır. Embryoların her biri genetik olarak aynıdır ,yani ikizlerin her biri genetik olarak her açıdan aynıdır. Yapılan araştırmalara göre görüntüleri ve cinsiyetleri her zaman aynıdır.Hatta IQ seviyeleri,kan grupları neredeyse hayat görüşleri bile aynıdır.Çeşitli çevresel faktörler ve değişik beslenme şekilleri ilerleyen zamanlarda ufak değişimlere sebep olur. Tek yumurta ikizleri genetik olarak aynıdır ama parmak izleri farklıdır.Farklı olmasına rağmen parmak izleri bile aynıya yakındır.

Ayrı Yumurta İkizi

Ayrı yumurtaların ve ayrı spermlerin ayrı ayrı döllenmesi sonucu dünyaya gelen ikiz bebeklere ayrı yumurta ikizleri denir.İkizlerin her birinin kendi plesentası vardır ve her birinin kendi amniyo sıvısı vardır. Tek yumurta ikizlerinin aksine genetik yapıları farklıdır. Bebekler farklı cinsiyetlerde doğabilir ve birbirlerine benzemeyebilirler.tek yumurta ikizlerinden farklı olarak ayrı yumurta ikizlerinde daha fazla genetik problem çıkmaktadır.

Çoğul Gebelik Sebepleri nelerdir ?

Annenin Yaşı önemli midir ?

Yaş ilerledikçe ve gebelik sayısı attıkça çoğul gebelik riski de artmaktadır.35-40 yaş arası 4 çocuk veya daha fazla çocuğa sahip kadınlarda  20′li yaşlardaki kadınlara oranla çoğul gebelik riski 3 kat daha fazladır. İleri yaşlarda kısırlık tedavisi gören kadınlarda çoğul gebelik riski daha genç kadınlara oranla yine fazladır.

 Annenin Fiziksel özellikleri nelerdir

Uzun boylu ve daha yapılı kadınlarda, ayrı yumurta ikizleri ,ufak ve minyon kadınlara nazaran daha sık  rastlanmaktadır. Fiziki özelliklerden ziyade beslenme ile ilişkili olabilir. Mesela 2.dünya savaşında avrupa’da gıda azlığı sebebiyle ayrı yumurta ikizleri doğum oranı azalma göstermiştir.

Doğurganlık ilaçları ve Yardımcı üreme Tedavileri

Özellikle Tüp Bebek tedavisi esnasında kullanılan( yumurtlama tedavisi veya veya süperovülasyon  için) doğurganlık ilaçları çoğul gebelik riskini artıran sebeplerden bir tanesidir.

Çoğul Gebelik Önlemleri nelerdir. ?

tüp Bebek  tedavisi uygulayan  hekimin tedaviyi uyguladığı laboratuvarın gebelik oranını iyi bilmesi labarotavarın embryo dondurma teknolojisindeki başarısından emin olması, embryo değerlendirmesinde uzman olması gerekir.Tüp bebek tedavisi öncesi merkez seçimi yaparken gebelik oranını araştırırken çoğul gebelik oranına da göz atmanız alacağınız önlemlerin başında gelir. Uygun teknikler kullanıldığı taktirde embryo dondurularak transfer edilecek embryo kısıtlanabilir ve kalan embryolar  rahatça saklanabilir.

30 Temmuz 2012 Saat : 3:59
admin
devamını oku

Semen analizi sperm testi nedir ?

Erkeğin ilk değerlendirmesi semen analizi olarak adlandırılan tetkikle yapılır. Bu testte esas olarak sperm sayısı, şekli ve hareketliliği incelenir. Semen analizinde standardizasyonu sağlayabilmek için, erkekten tetkik öncesinde 3-5 günlük cinsel perhiz yapması istenir. Semen örneği, herhangi bir kayganlaştırıcı madde kullanılmadan yapılan mastürbasyonla verilir. Eğer örnek, evde verilmişse vücut ısısında tutularak, en geç 1 saat içinde laboratuvara ulaştırılmalıdır.

Bazı durumlarda semen örneği cinsel ilişki ile de verilebilir, ancak bunun için spermleri öldürmeyen özel kondomlar androloji laboratuvarından temin edilmelidir.

Semen örneği direkt olarak ve çeşitli işlemlerden sonra değerlendirilir. Sperm değerleri zaman içinde farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle; bir erkeğin semen analizi hakkında görüş bildirmek için 2-3 haftalık aralarla, en az iki örneğin incelenmesi gereklidir. Normal sınırlarda bir semen, en az 1,5 ml olmalı ve mililitrede 15 milyondan çok sperm hücresi içermelidir. Bu hücrelerin %40’tan fazlası hareketli ve kruger strikt kriterlerine göre en az %4’ü normal şekilli sperm hücrelerinden oluşmalıdır.

 

29 Temmuz 2012 Saat : 1:54
admin
devamını oku

Tüp Bebek Blastokist Transferi nasıl olur ?

Tüp Bebek Blastokist Transferi :

Embriyonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı en son aşamaya blastokist aşaması denir.

Rahim duvarına tutunmaya hazır, çok gelişmiş embriyodur. Son dönemlerde geliştirilmiş laboratuar ortamları kullanılarak embriyo canlılığı ana rahminin dışında daha da uzatılmış ve buna bağlı olarak günümüzde tüp bebek merkezlerinde, daha yüksek gebelik oranlarının elde edildiği 5. ya da 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Buna 5. Gün ya da blastokist transferi adı verilir.

Blastokist transferlerinin avantajları ise gelişim ve tutunma olasılığı daha yüksek olan embriyoları seçebilme şansı, az sayıda embriyo transfer ederek çoğul gebelik olasılığını azaltması, embriyoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları bu dönemde yani blastokist aşamasında dondurabilmektir.

Blastokist transferinin bir diğer yararı da, embriyonun blastokiste gitme yeteneğinin, gebeliğin akıbeti hakkında bize fikir vereceğidir. Genel olarak blastokist transferi gebelik oranını artırır. Bununla birlikte blastokist evresine girmeyen embriyolarla gebelik şansı düşüktür.

Günümüzde başarıyı arttırabilmek için blastokistin değişik özellikleri dikkate alınmaktadır. Bunlardan en önemlisi 2. ve 3. gün embriyolarında olduğu gibi blastokistin kalitesi ve gelişim potansiyelidir. Hastaya en iyi kalitede ve gelişimin en ileri aşamasındaki blastokisti transfer etmek gebelik oranını anlamlı ölçüde arttıracaktır. Ayrıca tüp bebek merkezimizde de uygulanan yöntem ile blastokistin dış kabuğu özel yöntemler ile soyulduktan sonra transfer yapılarak daha iyi sonuçlar alınabilir. Blastokistin rahme tutunabilmesi için bu dış kabuğundan sıyrılması gerekir. Daha önceden blastokist transferi yapılmış ancak gebelik elde edilememiş kişilerde bu kılıfın kırılamamış olma olasılığı vardır.

Blastokist transferinde başarıyı arttırıcı yöntemler halen tüm dünyada yoğun bir şekilde araştırılan konuların başında gelmektedir.

28 Temmuz 2012 Saat : 8:28
admin
devamını oku

Tüp Bebek tedavisinde başarı elde edilemediği zaman ne yapılmalıdır ?

Tüp bebek tedavisinde başarı şansını çiftin özelliklerine göre belirtmek gerekir. Çünkü tüp bebek teki başarı şansını yumurtalık kapasitesi, yaş faktörü, ciddi erkek faktörü gibi birçok parametre etkilemektedir. Embriyo transfer edilen çiftlerde 35 yaş altı, yumurtalık rezervi iyi bir bayanda başarı şansı %55-60 iken, 40 yaş üzerinde bu şans %30′lar civarındadır. Bu yaş gurubunda yüksek genetik anomali oranı düşünülerek preimplantasyon genetik tanı uygulamaları yapılmalı ve böylece genetik olarak belirlenmiş normal embriyo transfer edilerek gebelik şansı arttırılmaya çalışılmalıdır.

27 Temmuz 2012 Saat : 5:58
admin
devamını oku
Doç. Dr. Selman Laçin
Istanbul Beylikdüzü'nde bulunan Medicana International İstanbul Tüp Bebek Merkezimiz 2008 yılından beri Doktor, Biyolog, Psikolog, Genetik Uzmanı, Hemşire, Koordinatör, Sekreter ve yardımcı personelden oluşan 20 kişilik kadrosuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet vermekteyiz.

ilgili Bağlantılar

Sitemiz Yandex haberlerde !

Milliyet Sağlık Yazarı

Milliyet Yazarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Selman Laçin

Üreme Sağlığı ve Kısırlık

Tüm Yazıları

Haberler


tüp bebek merkezi Son Yazılar FriendFeed