Tüp bebek transfer sonrası gebelik testi

Tüp bebek Embryo transferinden 12-14 gün sonra hasta gebelik testi için yeniden kliniğe çağırılır. Kanda beta-hCG denilen hormonun düzeyine bakılarak hastanın gebe olup olmadığına karar verilir.Bu test sadece pozitif veya negatif diye bir sonuç vermez. Gebeliği oluşturan hücre kütlesinin boyutlarına ve canlılık durumuna göre bir rakamsal değer verir. Gebeliğin dönemine göre bu rakamsal değerin değişimi, bize gebeliğin gelişimiyle bağlantılı dolaylı bir fikir verir.

Testi pozitif olanlar 2 gün sonra yeniden kanda gebelik testi için çağırılır. İki testin sonuçları arasındaki ilişki değerlendirilerek gebeliğin sağlıklı gelişip gelişmediğine karar verilir. Sağlıklı bir gebelikte iki gün sonra kan beta-hCG değeri yaklaşık 2 kat artmalıdır.

 

18 Temmuz 2012 Saat : 11:27
admin
devamını oku

Tüp bebekte başarı oranı

Tüp bebekte başarı oranı nedir?
 iki şekilde ifade edilebilir Tüp bebekte başarı oranı… Birincisi gebelik oranı, ikincisi canlı doğum oranıdır. ikisi aynı oranda olamamaktadır çünkü gebelik elde edilse bile bunların bir kısmı düşük, anne karnında ölme v.b durumlar yüzünden canlı doğumla sonuçlanmamaktadır.
Tüp bebek yöntemi ile başarılı bir şekilde gebelik elde edilse bile bu gebeliklerin yaklaşık %15-20′si düşük ile sonuçlanmaktadır. (Normal yolla oluşan gebeliklerde de düşük oranı benzerdir.) Tüp bebek merkezleri genellikle başarı oranlarını ifade ederken gebelik oranını söylerler.
Tüp bebekte başarı oranı yüzde kaçtır?
Başarı oranı hastaların yaşı, tüp bebek yapılmasını gerektiren neden, yumurtalık kapasitesi gibi birçok faktöre göre değişir yani her hastada başarı oranı aynı değildir.
Aşağıda kadını yaşına göre belirtilen başarı oranları ortalama değerlerdir, her merkezde farklıdır.
- 35 yaş altında:         Gebelik oranı %47 — Canlı doğum oranı: %41
- 35-37 yaş arasında: Gebelik oranı %39 – Canlı doğum oranı: %31
- 38-40 yaş arasında: Gebelik oranı %30 – Canlı doğum oranı: %22
- 41-42 yaş arasında: Gebelik oranı %20 – Canlı doğum oranı: %12
- 42 yaşından sonra gebelik şansı çok azalmaktadır..
(yukarıdakioranlar: 
Society for Reproductive Medicine (SART) , 2009)
Merkezimizin tüp bebek başarı oranları için lütfen bizimle iletişime geçiniz:
0212 867 79 18 nolu telefondan yada Burayı tıklayarak danışma formundan bize ulaşabilirsiniz.
17 Temmuz 2012 Saat : 3:28
admin
devamını oku

Tüp Bebek Merkezi seçimi

Tüp Bebek Merkezi seçimi

 

  1. Tüp bebek Merkezi ne kadar zamandır faaliyette? Ne kadar yoğun? Merkezde çalışan ekip (klinisyen ve embriyolog) ne kadar zamandır tüp bebek ile uğraşmaktadır?
  2. Gebelik oranı nedir? Özellikle başlanan uygulama başına eve canlı bebekle gitme oranı nedir?
  3. Saygın embriyo dondurma programı var mıdır? Çözme sonrası embriyoların hayatta kalma oranı nedir? Embriyo çözme transferi başına gebelik ve eve canlı bebekle gitme oranı nedir?
  4. Merkeze başvuran ümitsiz hastalara dürüstçe bilgilendirme yapılmakta mıdır?

Elbette, yukarıda bahsedilen hususlara doğru bilgi ile ulaşmak, günümüzdeki internet, basın ortamındaki, maalesef, bilgi kirliliğini de dikkate alır isek, zor olabilir. Yine de çiftlerin, araştırmacı olarak, o merkeze giden ve tedavi olan hastalara ulaşarak deneyimlerini paylaşmalarını tavsiye ediyoruz.

 

16 Temmuz 2012 Saat : 5:36
admin
devamını oku

Aşılama ile hamile kalanlar bundan sonra ne yapsınlar ?

Etiketler: ,,

Aşılama ile hamile kalanlar bundan sonra ne yapsınlar ?

Aşılama yöntemi ile gebe kalanlar , doğal yolla oluşan gebelikler gibi takip edilir .

Bu yöntemde sadece ,verilen hap ya da iğnelerle çatlamaya aday yumurta sayısı 2 ya da 3 e çıkarılmış ve çatlamalarını kolaylaştırmak için de iğne yapılmıştır.

Bundan sonrası yani yumurtanın karın boşluğuna atılması , tüpler tarafından yakalanıp döllenmenin gerçekleşmesi , tamamen vücut içinde, doğal ortamında olmaktadır.

Bu nedenle, doğal olarak oluşan gebelikler gibi düşünülerek , rutin kontrolleri yapılır, sadece çoğul gebelik olursa o zaman kontroller daha sık yapılmalıdır.

 

14 Temmuz 2012 Saat : 9:07
admin
devamını oku

Tüp bebek tedavisinde Kısa protokol ve uzun protokol nedir?

Tüp bebek tedavisinde Kısa protokol ve uzun protokol nedir?

İlk görüşmede IVF doktorunuz sizden detaylı bir sağlık öyküsü alır, daha önce yapılmış tüm tetkik ve tedavilerinizi inceler. Gerekli gördüğü taktirde ek tetkikler isteyebilir, genetik ya da başka bölümlerden konsültasyon isteyebilir. Daha sonra bazal bir ultrason incelemesiyle rahim ve yumurtalıkların durumu hakkında  bilgi sahibi olur. Bu inceleme sonunda herhangi bir patoloji saptanırsa buna yönelik tedaviye öncelik verilir. Problemin nedeni anlaşıldıktan sonra tüp bebek doktorunuz tedavinizin planını çizer ve YÜT programına alınıp alınmayacağınıza karar verir.

Hormonların baskılanması
IVF programında ilk hedef yeterli sayıda döllenme yeteneğine sahip yumurta hücresi elde edebilmek. Bu hedefe ulaşmak ve kontrolü ele alabilmak için vücudun kendi ürettiği hormonların zamansız ve düzensiz etkilerinin ortadan kaldırılması gerekir. Bu amaçla hormonları baskılayıcı ilaçlar kullanılır. GnRH analogları adı verilen ve enjeksiyon ya da burun spreyi olarak kullanılan bu ilaçlar değişik protokollere göre uygulanabilir.

Uzun protokol

GnRHa uygulamasına bir önceki döneminin yirmi birinci günü başlanır. Takip eden adet kanamasının üçüncü gününde baskılanmanın olup olmadığı yapılacak olan kan testi ile anlaşılır. Kan östrojen düzeyi azalmış ise baskılanma sağlanmış demektir. Bu durumda uyarı tedavisine başlanır ancak GnRHa uygulaması sona erdirilmez. Çatlatma iğnesinin yapılacağı güne kadar devam edilir. Hangi protokolün size uygun olacağına karar verilir. Planlanan protokol, hangi ilacı ne zaman ve nasıl alacağınız size anlatılır ve yazılı yazılı belge olarak size verilir.

Kısa Protokol

GnRHa uygulamasına adet kanamasının ilk günü başlanıp tedavi sonuna kadar (çatlatma iğnesinin yapıldığı gün) devam edilir.

Ultra Kısa Protokol
Adet kanamasının ilk günü GnRHa başlanır ve üç gün verildikten sonra kesilir. Tedaviye hMG ya da FSH ile devam edilir. olduğu

13 Temmuz 2012 Saat : 11:33
admin
devamını oku

Tüp bebek tedavisinde yumurta toplama (OPU)

YUMURTA TOPLAMA İŞLEMİ (OPU, Oocyte Pick-Up)

 Tüp bebek uygulamasında yeterli ve istenen büyüklükte yumurtalar oluşturulmuşsa sırada bu yumurtaların toplanma işlemi vardır.
Yumurta toplama işlemi ne zaman, adetin kaçıncı günü yapılır?
Tüp bebekte yumurtalar oluşturulduktan sonra yumurtaları olgunlaştırmak amacıyla çatlatma iğnesi (HCG iğnesi, pregnyl, ovitrelle) yapılır. Bu iğne yapıldıktan 32-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır. Dolayısıyla yumurta toplama (opu) işlemi adet gününe göre yapılmaz.
Yumurta toplama işleminin yapılacağı gün yumurtaların (foliküllerin) kaç günde gelişeceğine bağlıdır. Yumurtalar ortalama 12-15 günde geliştiği için ve yumurta geliştirme tedavisi adetin genelde 3. günü başladığını için yumurta toplama işlemi de adetin 15-20. günleri arasına denk gelir genellikle.
Yumurta toplama işlemi nasıl yapılır?
Jinekolojik muayene masasında vajinal ultrasonografi yapar gibi yapılır işlem. Yalnız vajinal ultrason probunun ucunda klavuz görevi gören ve yumurta toplamakta kullanılan ince bir aparat ve iğne vardır. İşlem öncesi hasta steril olarak hazırlanır, vajen temizlenir. İğne yardımıyla yumurtaların içinde bulunduğu folikül denen keselere girilerek içerisinden yumurtalar emilerek (vakumla aspirasyon) alınır. Emilerek alınan sıvı laboratuvarda incelenerek içerisinde yumurta var mı bakılır. Eğer yumurta yoksa folikülün içerisi özel bir sıvı ile yıkanarak tekrar yumurta alınmaya çalışılır. Toplanan yumurtalar kültür sıvısı içerisinde inkübatör denilen cihaz içerisinde uygun ısı ve karbondioksit oranı sağlanarak saklanır. ICSI (mikroenjeksiyon) işlemine kadar yumurtalar yaklaşık 2-4 saat inkübatörde saklanır.

Yumurtaların içerisinde bulunduğu keseciklere folikül denir. Bunlar ultrasodan görülen yuvarlak siyah keselerdir. Her folikülün içerisinden yumurta (oosit) çıkmayabilir, yaklaşık olarak %80′inde yumurta bulunur. Bu nedenle yumurta toplama işleminde toplanan yumurta sayısı ultrasonda görülen folkül sayısından az olabilir.

Yumurta toplama işlemi ne kadar sürer?
İşlem ortalama yarım saat kadar sürer. İşlemden sonra 1-2 saat dinlenmeniz gerekir, daha sonra tüp bebek merkezinden doktorunuz tarafından bir sakınca bulunmazsa ayrılabilirsiniz.
tüp bebek opuGenel anestezi (uyutma) mı? Lokal anestezi (lokal uyuşturma) mı uygulanır?
Bazı merkezlerde lokal anestezi ile yapılırken çoğu merkezde hafif genel anestezi ile hasta uyutulur. Bu hastanın isteğine göre de değişebilir. Genel anestezi ile yapıldığında hasta hiçbirşey hissetmez, lokal anestezi ile uygulamalarda bazen çok hafif derecede rahatsızlık duyabilir. Ancak genel olarak ağrılı ve rahatsız bir işlem değildir. İşlem sırasında genel anestezi uygulanma ihtimaline karşı hastaneye gelmeden önce 6 saat hiçbir şey yememeniz, içmemeniz uygun olabilir, bu konuda size bilgi verilecektir.
Ağrı, kanama veya başka bir şikayet olur mu?
İşlem sonrasında hafif ağrı olabilir ve size önerilen uygun ağrı kesici ile (genellikle parasetamol) rahatlar. Çok hafif derecede vajinal kanama olabilir ve kendiliğinden aynı gün içerisinde kesilir genellikle. Nadiren fazla kanama olursa doktor tarafından uygulanan tampon ile kısa sürede durur. Kendiniz kanama için ped kullanmalısınız, tampon kullanmamalısınız.

Yumurta toplama işleminin komplikasyonları (riskleri):
Çok nadir olarak komplikasyon gelişebilir. Bunlar yumurtalıkta kanama olması, vajende kanama olması, pelvik enfeksiyon gibi komplikasyonlardır.

Spermin hazırlanması:
Yumurta toplanan gün erkek sperm verir. Sperm laboratuvarda hazırlanır, yıkama işemi uygulanır. Sperm verremeyen veya çok az canlı spermi olan erkeklerde TESE yöntemi ile sperm alınır.
12 Temmuz 2012 Saat : 4:36
admin
devamını oku

Yumurta rezervim neden az? Anne olabilir miyim? Tüp bebek başarısı

Bilinen odur ki, kadınlar henüz annelerinin karnında bir bebekken tüm yaşamları boyunca kullanacakları yumurtalar gelişir ve onlarla birlikte doğarlar. Sonrasında da yeni yumurta üretimi olmaz.  Yumurtalık içindeki yumurtaların artan yaşla birlikte azalması normal ve fizyolojik bir süreçtir.  Kız çocuğunun anne karnında 5 aylıkken sahip olduğu yumurta sayısı yaklaşık 6-7 milyon kadardır, bu sayı doğumda 1-2 milyona düşer, çocukluk çağında yavaş yavaş azalarak ergenlik döneminden itibaren ayda bir yumurta yumurtlamak suretiyle bu azalma menopoza kadar aylık ortalama 350-400 yumurta harcayarak devam eder. Bu yumurtalar  yumurtalıklar içerisinde follikül denen içi sıvı ile dolu küçük boşluklarda saklanırlar. Küçük kız doğurganlık çağına girdiğinde aylık döngüler (adetler) başlar. Her adet sırasında yumurtalık bir yumurta geliştirir. Nadiren birden çok da olabilir. Bu yumurta erkekten gelen sperm hücresi ile birleşirse gebelik oluşur.

Bir kadının gebe kalabilme şansı aslında en yüksek 25 yaşları civarındadır. Gebe kalma oranı yaşla birlikte azalır ve 35 yaşında itibaren bu azalma hızlanır ve 40 yaşından sonra da belirgin olarak azalır. Daha önce çocuk sahibi olmuş kadınlarda bile gebe kalabilme 45 yaşından sonra neredeyse imkansız hale gelir.  Kişisel farklılıklar elbette oldukça önemli rol oynayacaktır ama genel olarak 45 yaşından sonra tüp bebek tedavisi de yapılsa gebelik oranı % 5′in altındadır. Yumurtalık kapasitesinin azalması ve dolayısıyla üreme fonksiyonunun kaybı menopoz ile aynı anlamda değildir.  Kadın adet görebilir ama anne olma şansı azalmıştır. Halen adet oluyorum neden çocuk sahibi olamıyorum sorusunun cevabı bu fizyolojide yatmaktadır.

Ailesinde erken menopoz olan kadınların özellikle daha dikkatli olmaları gerekir. Bu kadınlarda yumurtalık kapasitesi daha erken tükenir.  Genetik olarak belirlenen menopoz yaşından yaklaşık 5-10 yıl öncesinden çocuk sahibi olmada sorunlar ve gecikmeler ortaya çıkabilir, örneğin 40 yaşında menopoza girecek olan bir kadın 30 yaşından itibaren çocuk sahibi olmakta zorlanmaya başlar. Bu nedenle özellikle annesinde, teyzesinde ve ablalarında erken adetten kesilme, erken menopoz durumları olan bayanların anne olmayı ertelememeleri gerekir.

İleri Yaşın ve genetik etkilerin dışında başka yumurtalık rezervinin erkenden azalmasına sebep olabilecek başka faktörler şunlardır:

1. Endometriosis hastalığının kendisi ve çukulata kistleri değişik faktörler üzerinden yumurtalık rezervini ve gebe kalma kapasitesini etkileyebilirler.

2. Kanser nedenli geçirilmiş radyoterapi ve kemoterapiler:   Özellikle gençlik çağı kanserlerinin tedavi edilebilir hale gelmiş olması yaşamını devam ettirenlerde üreme ile ilgili sorunların daha sık olarak görülmesine neden olmuştur.

3. Daha önceden geçirilmiş yumurtalık ameliyatları:Yumurtalıktan kist çıkarılması operasyonu ne kadar dikkatli yapılırsa yapılsın yumurta sayısını azaltacağından rezerv düşecektir. Özelikle çukulata kisti olarak bilinen çikolata kistlerinin alınması o taraftaki yumurtalık kapasitesini azaltabilir. Bu tür cerrahilerin tecrübeli bir operatör tarafından yapılması şarttır. Laparoskopik operasyonlarda bu konu bazen bir dezavantaj da olabilir. Özellikle iki taraflı dermoid veya çukulata kisti olanların ameliyatlarının açık yapılması ve dokuya maksimum özen konusu hekimle iyi tartışılmalıdır.

Tüp bebek  uygulamalarında başarı önemli bir oranda toplanan yumurta sayısıyla ilintilidir. Çok aşırı sayıların dışında, ideal olan 5 ve üzerinde yumurta elde etmeye çalışmaktır. Yapılan araştırmalara göre 5′den daha az sayıda yumurta elde edildiğinde seçme şansı azalmakta ve gebelik oranları beklenenden düşük olabilmektedir. Az sayıda yumurta toplanan kadınlarda ilaç tedavisi değişiklikleri ile sıklıkla çok önemli bir avantaj sağlanamaz.  Önceki tedavilerinde uzun protokol (lucrin ve benzeri ilaçlar) uygulanmış olan kadınlarda kısa protokoller denilen faklı ilaçlar denenebilir. İlaç dozunun yükseltilmesi ile bazen yumurta sayısında kısmi artış sağlanabilirken bu artış aslında gebelik oranlarına istenildiği gibi yansımamaktadır. Eskiden beri uygulanan Clomiphene adlı ilaç kullanılarak, aromataz baskılayıcı adı verilen ve hap şeklinde uygulanan tedaviler ile zayıf yumurtalık cevabı veren kadınlarda yumurta sayısının artırılabileceğine dair çalışmalar vardır.  Akapunktur ile yumurtalık cevabının iyileştiğine dair çalışmalar da yayınlanmıştır. Bunların hiçbirinden fayda sağlanamazsa natürel yöntem dediğimiz ilaçsız tedavi de denenebilir.

Kadında yeni yumurta yapımı sağlanabilir mi? 

Klasik bilgilerin aksine yeni çalışmalar kadın yumurtalıkları içinde kök hücrelerin de bulunduğunu göstermiştir. Bu hücreler üzerinden yeni yumurta üretimi ve gebelik elde edilmesine yönelik çalışmalar deney hayvanlarında yapılmaktadır. Böylelikle çok yakın bir gelecekte diliyoruz ki yumurtalık rezervi azalmış kadınların da anne olabilmeleri imkan doğacaktır.

 

Doç. Dr. Selman Laçin

Medicana International İstanbul Hastanesi

Tüp Bebek Merkezi Başkanı

http://www.istanbultupbebek.org / http://www.tupbebek.name.tr
Kaynak: http://Saglik.milliyet.com.tr

12 Temmuz 2012 Saat : 8:54
admin
devamını oku

istanbulda Tüp Bebek merkezi seçmeden önce bu videoyu izleyin

istanbulda Tüp Bebek merkezi seçmeden önce bu videoyu izleyin

12 Temmuz 2012 Saat : 12:08
admin
devamını oku

Sperm Mıknatısı

İnsan yumurtası çevresinde bulunan hücrelerin arasında hyaluronan adı verilen bir madde bulunmaktadır. Araştırmalar hyaluronan adlı bu maddenin yumurtayı dölleyecek olan spermin seçilmesinde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Bunu test etmek amacıyla, yani spermin yumurtanın çevresine tutunma yeteneğini ölçmek amacıyla Sperm Hyaluronan Binding Assay, (HBA) denilen bir test üretilmiştir. Bu test için baba adayından alınan sperm örneği incelenmekte ve hyaluronan maddesine bağlanan hareketli spermlerin oranına göre yorum yapılmaktadır. Yani semen örneği için bir HBA skoru belirlenmektedir. Şekil anormallikleri yüksek olan sperm örneklerinde HBA skorunun daha düşük olduğu (yaklaşık %40) buna karşılık normal dış görünüm özellikleri gösteren semen örneklerinde ise bu skorun daha yüksek (%70 ler seviyesinde) olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak da bu oran yüksek olan sperm örneklerinin iç yapısının da daha sağlıklı olabilecekleri bildirilmiştir. Semen örneklerindeki ağır şekil anormalliklerinin yüksek düzeyde olması aynı zamanda bu örneklerden elde edilen spermlerde genetik (kromozomal) bozukluk oranlarının da yüksek olduğunun belirtisi olabilmektedir. Dolayısıyla HBA testinin erkek kısırlığı vakalarında spermin olgunluğu, şekil ve kromozom anormallikleri riski hakkında bizlere bilgi verebilecek tanısal bir test olarak kullanılabileceği düşünülmüştür.

Spermlerdeki kromozomal bozukluğun yumurtanın döllenmesi sonrasında da düşüklere yol açabileceği olasılığından yola çıkarak, bu teknik kullanılarak yapılan seçimlerin düşük oranlarını azaltabileceği savunulmuştur. Ancak bugüne kadar bildirilen insan çalışmalarında bu test sadece spermler üzerinde araştırılmış ve sadece tanısal amaçlı olarak kullanılmıştır. Testin düşünülen amaca hizmet edebilmesi için, yani mikroenjeksiyon anında sperm seçiminde kullanılabilmesi ve bunun gebelik sonuçlarına ne etki yapabildiğinin gösterilmesi için daha fazla sayıda araştırma yapılması gerekir. Dünya literatüründe insanlarda klasik mikroenjeksiyon ve HBA-mikroenjeksiyonu karşılaştıran çok kısıtlı sayıda çalışma vardır.

Ayrıca insan spermi ve embriyolarında yapılan genetik araştırmalar embriyolarda oluşan problemlerin sperm kaynaklı olmaktan çok embriyo oluşum sürecinde ortaya çıkan yeni anormallikler olduğunu göstermiştir. Geçmişte Embriyo glue yani embriyonun rahme tutunmasını sağlayan yapıştırıcı ya da tutkal konusunda da benzer sansasyonel haberler yaratılmış ancak yapılan araştırmalarda işin gerçeğinin böyle olmadığı anlaşılmıştır. Sperm mıknatısının sonunun da aynı şekilde olması muhtemel olup bu konuda daha geniş çaplı araştırma sonuçları mutlaka beklenmelidir. İnsanlar üzerindeki çalışma sonuçları henüz bilim dünyasına ulaşmadan medyada sansasyonel bir haber olarak sperm mıknatısı ile daha yüksek döllenme ve gebelik oranları bildirilmesi ise kanımca yanlış bir tutumdur.

11 Temmuz 2012 Saat : 4:01
admin
devamını oku

Yeniden tüp bebek denemesi

Normal yollardan bebek sahibi olamayan çiftler için en umut verici yöntem tüp bebek uygulaması. Ama maalesef bu yöntem her çiftte olumlu sonuçlar vermeyebiliyor. Uzmanlar ise tüp bebek uygulaması başarısızlıkla sonuçlanan çiftlere umut olabilecek 3 önemli yöntem daha olduğunu söylüyorlar.
Çocuk sahibi olmak, her mutlu çiftin hayali. Ancak normal yollardan çocuk sahibi olamayanlar için bu hayalin gerçekleşmesi biraz zaman alabiliyor. Tüp bebek uygulaması ile çocuk sahibi olma olasılığı yükseliyor elbette ama bazen bu yöntem de çiftlerin çocuk sahibi olabilmeleri için yeterli olamıyor. Oysa her geçen gün daha da gelişen tıp teknolojisi farklı 3 yöntemle bu çiftlere umut ışığı olmaya devam ediyor. Uzmanlarımız tekrarlanan tüp bebek tedavilerine rağmen hâla başarılı olamayan çiftler için 3 önemli yöntemi bizlerle paylaştı.

Tüp bebek uygulamasında başarılı olunmadıysa…
Çiftler herhangi bir sebepten dolayı tüp bebek yönteminden başarılı sonuç alamadılarsa onlar için uygulanacak 3 farklı yöntem vardır.

Bunlar;

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT),

Ko-Kültür (Yapay rahim) ve

HLA-G5 uygulamasıdır.

 

10 Temmuz 2012 Saat : 11:55
admin
devamını oku
Doç. Dr. Selman Laçin
Istanbul Beylikdüzü'nde bulunan Medicana International İstanbul Tüp Bebek Merkezimiz 2008 yılından beri Doktor, Biyolog, Psikolog, Genetik Uzmanı, Hemşire, Koordinatör, Sekreter ve yardımcı personelden oluşan 20 kişilik kadrosuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet vermekteyiz.

ilgili Bağlantılar

Sitemiz Yandex haberlerde !

Milliyet Sağlık Yazarı

Milliyet Yazarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Selman Laçin

Üreme Sağlığı ve Kısırlık

Tüm Yazıları

Haberler


tüp bebek merkezi Son Yazılar FriendFeed