Tüp bebek tedavisinde tüplerin açık veya kapalı olması

Tüp bebek tedavisinde tüplerin açık veya kapalı olması nedir?

Kadın kısırlığı nedenlerinin önemli bir bölümünü tüplerde olan problemler oluşturmaktadır.infertilite nedeniyle başvuran çiftlerde yapılan muayene ve ultrasonografi ve  sperm tahlili normal sonuç vermişse mutlaka bir rahim filmi çekilerek kanalların durumunun değerlendirilmesi önerilir.

Özellikle sık sik akıntılı vaginal enfeksiyon geçimis, daha önce tüberküloz yani verem tanısı konulmuş, birden fazla kürtaj geçirmiş, sezaryen veya patlamış apandisit gibi karın içi ameliyat geçirmiş hanımlarda tüplerde sorun olma olasılığı yüksektir.

Toplanan yumurtalar sperm ile döllendikten sonra oluşan embriyolar rahim içine yerleştirilir. (Yumurtalar vajinal yolda ultrosonografi eşliğinde toplanır.) Dolayısıyla tubaların açıklığının bir önemi yoktur fakat tuba içerisinde bir sıvı birikimi söz konusu ise bu sıvının rahim içine akışı embriyo tutunmasını etkileyeceğinden ya tuba çıkarılmalı ya da uterus ile bağlantısı kesilmelidir.

2 Ekim 2012 Saat : 10:01
admin
devamını oku

Tüp bebekte Assisted hatching – Embriyonun zarının inceltilmesi nedir?

Assisted hatching (AHA):

Embriyonun rahim duvarına tutunmasını kolaylaştırmak için,

etrafını saran zarın inceltilmesi ya da açıklık oluşturulması işlemidir.

AHA’nın uygulandığı durumlar:

  • 35 yaş ve üzerindeki olgulardan elde edilen embriyolar
  • Embriyoyu saran zarın kalın olduğu durumlar
  • Yavaş bölünen embriyolar
  • Daha önceki denemelerinde iyi kalitede embriyo transferine rağmen gebelik elde edilememiş olgular
  • FSH hormonu sınırda ya da yüksek olan olgular (12 MIU /ml ve üzeri)
  • Embriyo biyopsisi yapılacak embriyolar
  • Dondurma – çözme sonrası elde edilmiş embriyolar.

AHA kimyasal, mekanik ya da lazer yöntemiyle yapılabilir. Bu işlemin özellikle kalın zarla çevrili ve yavaş gelişen embriyolarda, embriyo ile rahim duvarı arasındaki uyumu sağladığı ve tutunmayı arttırdığı düşünülmektedir.Merkezimizde transfer öncesi tüm embriyolara rutin olarak AHA (embriyo zarının inceltilmesi işlemi) uygulanmaktadır.

26 Eylül 2012 Saat : 3:34
admin
devamını oku

Embriyo Transferinden sonra …

Embriyo Transferinden sonra arta kalan tüm embriyolar dondurulacak mı?

Tüm embriyolar her zaman istenen gelişmeyi gösteremezler. Dondurma işlemi için hepsinin gelişiminin ve görünümünün beklenen düzeyde olması gerekir. Embriyo transferi gününden önce dondurulmuş embriyonuz varsa transfer işlemi sırasında bilgilendirilmeniz gerekir.

Dondurulan embriyolar ne kadar süreyle  saklanabilir?

Kesin bir cevap yoktur. Ancak ülkemizdeki kanunlar bu süreyi 3 yıl ile sınırlandırmıştır. Bu sürede hatta çok daha uzun sürelerde saklamanın da başarılı olduğunu biliyoruz.

Embriyo transferinden sonra Araba kullanmak, yürümek, işe gitmek gibi normal aktivitelerime ne zaman başlayabilirim?

Transferden iki gün sonra normal aktivitelerinize dönebilirsiniz. Eğer işiniz çok stresli ve yorucu ise bu konuyu doktorunuzla konuşmanızı öneririz.

Embriyo transferinden (ET) sonrası ne zaman cinsel ilişkide bulunabiliriz?
Gebelik testinin sonucunu alana kadar cinsel ilişkide bulunmamalısınız.

Transfer sonrasında ne kadar istirahat etmeliyim?
Bir yatakta rahat ettiğiniz pozisyonda uzanabilir, bir sandalyede oturabilirsiniz. Tuvalet ve benzeri durumlar dışında bir-iki gün boyunca istirahat etmeniz yeterlidir. Şehir dışında oturuyorsanız yola çıkmadan bir gün istiharat etmenizi tavsiye ederiz.

Transferden sonra ne zaman banyo yapabilirim?
Transferden bir gün sonra ılık bir duş alabilirsiniz. Sıcak banyodan kaçınmanız tavsiye edilir.

 

26 Eylül 2012 Saat : 3:26
admin
devamını oku

Polikistik over nedir?

PCOS (Polikistik Over Sendromu – PKOS) nedir?

Polikistik over sendromu olarak adlandırılan ve halk arasında yumurtalıklarda birçok kist varlığı olarak tanımlanan durum genç kadınlarda oranında, çocuk sahibi olmak isteyen kadınların da % 25–45 de görülmektedir. Bu tanımlamanın nedeni ise hastalardaki tipik ultrasonografi bulgusudur; yumurtalıkları bir gerdanlık şeklinde saran birçok folikül yan yana dizilmiştir. Ayrıca düzenli adet görememe şikayeti çok sıktır.

Uzun aralıklarla adet görme, bazı hastalarda ise adet görememe şikayeti söz konusudur. Aşırı kıllanma ve kilo artışı da sıklıkla eşlik eden bulgulardır.

Çocuk sahibi olmak amacıyla infertilite merkezlerine başvuran kadınlarda en sık karşılaşılan sorunlardan biridir, çünkü bu kadınların yumurtalıklarında düzenli yumurta gelişimi olmamaktadır. Aşırı kilo alımı ise tüylenme artışı ile birlikte durumu daha da olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle hastalarımıza ilk önerimiz kilo vermeleri yönündedir. Kilo vermeyi başaran ve boy/kilo indeksinin 28 kg/m2′ nin altına indiği hastalarda tedaviye olumlu yanıt oranı artmakta, hatta kendiliğinden gebelikler görülebilmektedir.

Bu hastalarda artmış insülin direnci söz konusudur, insülin duyarlığını arttıran ilaçlardan biri olan metforminin kullanımı başarıyı arttırmaktadır. Çocuk isteyen kadınlara yumurta gelişimini sağlayan ilaçların (klomifen sitrat, rec – FSH) uygun şekilde ve dozda uygulanması ile büyük oranda gebelik elde edilmektedir. Başarılı olunamayan olgularda tüp bebek tedavisi de denenebilir.

24 Eylül 2012 Saat : 3:03
admin
devamını oku

tüp bebek tedavisi için heyet raporu

A. Rapor Çıkarmak İçin Gerekli Ön Koşullar

Bu kısımda anlatılan koşullar; sağlık durumu her nasıl olursa olsun, tüm tüp bebek tedavi raporu çıkarmak isteyen kişileri kapsamaktadır.

  • T.C. Vatandaşı olmak,
  • Resmi nikahlı olmak,
  • Çiftin; nüfusuna kayıtlı bir çocuğu bulunmaması,
  • Bayan yaşı 23 ten küçük olmamalı, 39dan büyük olmamalı,
  • Son üç (3) yıl içinde, diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olmak
  • Dolayısıyla en az üç (3) yıllık evli olmak,
  • Toplam 900 iş günü(5 yıl) sosyal güvence prim gününe sahip olmak.

B. Rapor Çıkarmak İçin Gerekli Süreç

Bu kısımda, çiftlerin rapor başvurusuna bulunmaları ile başlayan süreç tanımlanmaktadır.

  • Adetin 2. Günü yapılacak hormon tahlilleri,
  • Adetin 2. Günü yapılacak bazal ultrason değerlendirmesi,
  • Erkeğe ait toplam üç (3) adet spermiogam değerlendirmesi (en az bir tanesi raporun çıkarılacağı kurumdan olmalı ve spermiogram değerlendirmelerinin arasında en az 15’er gün zaman geçmiş olmalı)
  • Adetin 6-10 günleri arasında rahim filmi (HSG) çekilmeli, (son 6 ay içinde çekilmiş HSG varsa yeterli olabilecektir.)

Bu girişimler tamamlandıktan sonra rapor çıkaracak kurumun heyet toplanma günü ve raporun imzalarının sonuçlanması beklenir.

C. Rapor’da Mutlaka Olması Gerekenler

  • Rapor; mutlaka BAYAN adına düzenlenmelidir
  • TC Kimlik numarası mutlaka yer almalıdır,
  • Bayanın yaşı değil doğum tarihi “gg.aa.yyyy” olarak yazılmalıdır
  • Tanı; açıkça yazılmalıdır,
  • Endikasyon (tedavi gerekçesi); SUT ilgili maddesi işaret edilerek açıkça yazılmalıdır
  • Mutlaka ICD-10 (uluslar arası tanı kodu) kodu yazılmalıdır
  • Tüp bebek yapılması “uygundur”, “gereklidir”, “kararlaştırılmıştır” şeklinde ibareler yer almalıdır, (“tüp bebek merkezine sevki uygundur” ibaresi geçerli olmamaktadır.
  • Son üç (3) yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamadığı mutlaka belirtilmelidir,

Yukarıdaki şartları taşımıyorsa; RAPOR GEÇERSİZDİR.

DİKKAT !!!

  • Raporda el ile herhangi bir düzeltme yapılmamalıdır, (başhekim kaşesi ile dahi olsa, düzeltmeler bilgisayar çıktısı olarak alınmalıdır)
  • Raporda süre belirtilmiş ise; bu süre içinde kullanılmalı, süresinde kullanılmayan raporlar mutlaka yenilenmelidir
  • Raporda süre belirtilmemiş ise; rapor iki (2) sene geçerli olacaktır. Bu sürede kullanılmayan raporlar yine yenilenmelidir.
  • Bazı kurumlar tedavi raporunun altında kullanılacak ilaçları da yazarken bazı kurumlar ilaçlar için ayrıca rapor düzenleyebilir.
  • Kullanılacak ilaçlarında yer aldığı raporlarda süre genellikle bir (1) ay olmakla birlikte, süre belirtilmemişse ilaçların temini için en kısa sürede reçete edilmesi gerekmektedir.
  • İki (2) kadın doğum, bir (1) üroloji hekimi ile başhekim tarafından imzalanmış olmalıdır,

22 Eylül 2012 Saat : 9:36
admin
devamını oku

Tüp bebek tedavisinde testler

Tüp bebek tedavisinde ön testler ve ana testler nelerdir?

Tüp bebek tedavisi için yapılacak testler aşağıda sıralanmıştır;

İnfertilitenin tanı ve tedavisi için yapılması gereken testler: kadınlar için; kan grubu, tam kan sayımı, hormon testleri olarak FSH-LH-estradiol(adet kanamasını ikinci ya da üçüncü günü), TSH, serbest T4, prolaktin, mevcut enfeksiyonların veya bağışıklığın önceden tanımlanması için HBsAg, AntiHBs, AntiHCV, Rubella IgM-IgG, Toxoplasma IgM-IgG testleridir… Gerekli görüldüğü takdirde diğer sistemik hastalıklara ait tetkikler, mikrobiyolojik ve genetik testler de ilave edilebilir. Tüpleri ve rahim iç boşluğunu değerlendirmek için rahim filmi (histerosalpingografi) çekilmelidir.
Erkekler için ise; spermiogram, kan grubu, HBsAg, AntiHBs, AntiHCV (sarılık taramaları), gerekli durumlarda hormon testleri(FSH, LH, total testosteron, prolaktin ve TSH) ve genetik testler yapılmalıdır

 

22 Eylül 2012 Saat : 1:40
admin
devamını oku

TÜP BEBEK TEDAVİSİ BAŞARI ORANLARI

Tüp bebek tedavisinde Tüp bebek başarı oranı kadının yaşı çok önemlidir.Tüp bebek başarı oranı  canlı doğum oranları  ile ölçülür. Tabi kadının yaşı tek sebep değildir, kadının yaşı kadar yumurtalık rezervi ve erkeğin sperm kalitesine de bağlıdır.

  • 35 yaş altı kadınlarda tüp bebek başarı oranı 40 % olarak görülür
  • 35 – 37  yaş arası kadınlarda başarı oranı 31% oranındadır.
  • 38-40 yaş arası kadınlarda başarı oranı 21% oranındadır.
  • 41-42 yaş arası kadınlarda başarı oranı 12.5%
  • 43 yaşındaki kadınlarda başarı oranı 6% dır.
  • 44 yaş üstü kadınlarda tüp bebek başarı oranı 1% olarak tespit edilmiştir,ve uzmanlar tarafından 44 yaş sonrası tüp bebek tedavisi önerilmemektedir.

 tüp bebek başarı oranını belirleyen en önemli faktör kadının yaşıdır.

Anne adayı nekadar genç, ve yumurtaları okadar kaliteli ise tüp bebek başarı oranı o kadar artar. Tabi her genç hastada aynı başarı yakalanmaz ,hasta 20 yaşında ama yumurtaları zayıf ve kalitesiz ise bu oran çok gerilerde seyreder. Bununla beraber Tüp bebek başarı oranını etkileyen bir çok faktör bulunur bunlardan bir kaçı şöyledir :

  • Anne adayının yaşı
  • Anne adaynın yumurta kalitesi
  • Çiftin evlilik süresi
  • Anne adayının daha önce gebe kalıp kalmadığı
  • Anne adayının daha önce düşük yapıp yapmadığı
  • Baba adayının sperm sayısı ve kalitesi
  • Daha önce geçirilmiş hastalıklar
  • Hormon ile alakalı sorunlar bunlardan bazılarıdır.

 

Tüp bebek başarı oranı kliniklere göre de değişmektedir.Ama bu yanıltıcı sonuçlar vermektedir. Çoğu klinik başarı şansı yüksek olan hastaları tedavi eder, mesela genç yaştaki hastaları kabul eder ve başarı şansı düşük hastaları geri çevirir,böylece başarı oranını daha yüksek tutmaya çalışır.Bu yüzden tüp bebek  kliniklerin başarı oranları sizi yanıltmamalıdır.Tüp bebek tedavisi öncesi merkez seçiminde titiz davranmalı ve önceden tüp bebek tedavi merkezi hakkında araştırma yapmanız daha iyi olacaktır.

Tüp bebek tedavisi ile ilgili ayrıntılı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz…

20 Eylül 2012 Saat : 9:50
admin
devamını oku

Tüp bebek başarı oranı

Tüp bebek başarı oranı ilk olarak kadının yaşı ile alakalıdır.Tüp bebek başarı oranı  canlı doğum ile ölçülür. Tabi kadının yaşı tek faktör değildir, kadının yaşı kadar yumurtalık rezervi ve erkeğin sperm kalitesi de önemlidir.

  • 35 yaş altı kadınlarda tüp bebek başarı oranı 40 % olarak görülür
  • 35 – 37  yaş arası kadınlarda başarı oranı 31% oranındadır.
  • 38-40 yaş arası kadınlarda başarı oranı 21% oranındadır.
  • 41-42 yaş arası kadınlarda başarı oranı 12.5%
  • 43 yaşındaki kadınlarda başarı oranı 6% dır.
  • 44 yaş üstü kadınlarda tüp bebek başarı oranı 1% olarak tespit edilmiştir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi tüp bebek başarı oranını belirleyen en önemli faktör kadının yaşıdır. Anne adayı nekadar genç, ve yumurtaları okadar kaliteli ise tüp bebek başarı oranı o kadar artar. Tabi her genç hastada aynı başarı yakalanmaz ,hasta 20 yaşında ama yumurtaları zayıf ve kalitesiz ise bu oran çok gerilerde seyreder. Bununla beraber Tüp bebek başarı oranını etkileyen bir çok faktör bulunur bunlardan bir kaçı şöyledir :

  • Anne adayının yaşı
  • Anne adaynın yumurta kalitesi
  • Çiftin evlilik süresi
  • Anne adayının daha önce gebe kalıp kalmadığı
  • Anne adayının daha önce düşük yapıp yapmadığı
  • Baba adayının sperm sayısı ve kalitesi
  • Daha önce geçirilmiş hastalıklar
  • Hormon ile alakalı sorunlar bunlardan bazılarıdır.

Tüp bebek başarı oranı kliniklere göre de değişmektedir.Ama bu yanıltıcı sonuçlar vermektedir. Çoğu klinik başarı şansı yüksek olan hastaları tedavi eder, mesela genç yaştaki hastaları kabul eder ve başarı şansı düşük hastaları geri çevirir,böylece başarı oranını yüksek tutmaya çalışır.Bu yüzden kliniklerin başarı oranları sizi yanıltmamalıdır.Tüp bebek tedavisi öncesi merkez seçiminde titiz davranmalı ve önceden merkez hakkında araştırma yapmanız daha iyi olacaktırr.

18 Eylül 2012 Saat : 4:07
admin
devamını oku

Vitrifikasyon – Hücre dondurma yöntemi nedir ?

İnsan hücrelerinin, özellikle embriyolarının kriyoprezervasyonu yardımcı üreme teknikleri alanında çok önemli bir yer almaktadır. Hücre dondurmasında iki temel teknik vardır.

Bunlar, insan hücrelerinde ilk uygulanmaya başlayan teknik olan yavaş kontrollü dondurma yöntemi ve daha yeni bir teknik olan vitrifikasyon yöntemidir.  Yavaş kontrollü yöntem halen yaygın olarak seçilmekle birlikte özellikle son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ultra hızlı vitrifikasyon tekniğiyle de çok başarılı sonuçlar bildirilmiştir.   2008 yılında yayınlanan ilk meta-analize (farklı makalelerin başarı sonuçlarının bir arada değerlendirildiği ortak istatistik sonuçları) göre embriyolarda vitrifikasyon yöntemiyle daha başarılı canlılık oranları bildirilmiştir.

Yavaş kontrollü dondurma ve vitrifikasyon tekniğindeki en temel farklılık hücrenin yapısal bütünlüğünün korunma mekanizmasıdır. Yavaş dondurma yönteminde hücre canlılığı kademeli olarak soğutma esnasında hücre etrafında buz kristalleri oluşturularak sağlanırken, vitrifikasyon tekniğinde konsantrasyonu yüksek dondurma solüsyonları yardımıyla ani ısı düşüşüyle birlikte hücre etrafında cam bir katı yüzey oluşturularak korunmaya çalışılır. Vitrifikasyonda hücrelerin inkübatör (37°C-%5 CO2 değerlerinde hücrelerin içerisinde korunduğu, vücut ortamını taklit eden özel aletler ) dışında geçirdikleri süreç yavaş dondurma yöntemine göre daha kısa (vitrifikasyon-10dk., yavaş dondurma-3 st.) olduğu için, hücrelerin canlılığını olumsuz yönde etkileyebilecek önemli dış etken değişikliklerine karşı daha kısa süre maruz bırakılabilmesi sağlanmış olur. Vitrifikasyon tekniğinde herhangi bir alet kullanımı ve buna bağlı olarak bakım masrafları olmadığından yavaş kontrollü dondurma yöntemine göre daha ucuz bir teknik olarak kabul edilmektedir.

Vitrifikasyon tekniğinde yüksek konsantrasyonlarda dondurma solüsyonlarının kullanımıyla dondurulacak hücre ultra hızlı bir şekilde( <1sn.) 37°C’den (inkübatör içinden) -196°C’lik (hücrelerin dondurulduktan sonra içerisinde yıllarca saklanabildiği sıvı nitrojen gazının ısısı) kritik sıcaklık aralığını yüksek soğutma hızıyla (>10.000°C/dk.) geçilerek cam şeklinde katılaşarak dondurulur. İnsan hücrelerinde vitrifikasyon tekniğinin ilk uygulanmaya başladığı yıllarda (1998-2000) geleneksel vitrifikasyon adı verilen bir teknik uygulanırken, 2000’li yılların başından günümüze kadar olan süreçte ultra-hızlı vitrifikasyon adı verilen ve daha başarılı klinik sonuçlar elde edilen bir teknik tercih edilmektedir. İlk yıllarda kullanılan geleneksel vitrifikasyon yöntemiyle %5-8 gibi düşük implantasyon oranları (transfer edilen embriyo başına rahme tutunabilen embryo oranı )bildirilebilirken günümüzde ultra-hızlı teknikle bu oranlar %30’lara ulaşabilmiştir.

Vitrifikasyonda başarıyı etkileyen 3 temel parametre bulunmaktadır. Bunlardan ilki soğutma ve çözme hızıdır. İkinci temel parametre kullanılan dondurma solüsyonlarının konsantrasyonudur. Üçüncü temel parametre ise örnek hacmi ve hücrelerin içerisinde vitrifiye edilip sıvı nitrojen içerisinde saklanabilecekleri özel aparatlardır. Isı düşüşünü yüksek seviyede sağlayabilmek ve vitrifikasyon solüsyonunun miktarının azaltmak için özel ince ve küçük taşıyıcı aparatlar geliştirilmiştir.

Sonuç olarak vitrifikasyon yöntemi ile hücre dondurma günümüz klinik verilerine dayanarak başarılı bir teknik olarak kabul edilmektedir. Fakat halen yavaş kontrollü dondurma yönteminin klinikte rütin olarak yerini tamamen vitrifikasyona bırakması için yukarıda da belirtilen bazı verilerin netleşmesi gerekmektedir. Bu verilere ek olarak her ne kadar günümüze kadar doğan bebeklerde taze tüp bebek yöntemiyle doğan bebeklere göre olumsuz bir etkiye rastlanmamakta ise de vitrifiye edilen hücrelerin genetik yapıları hakkında yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.
Bu verilerin çok yakın gelecekte çözümlenmesiyle birlikte vitrifikasyon yöntemi klinik tüp bebek laboratuvarlarında rütinde kullanılan tek dondurma tekniği olarak yerini alacaktır

18 Eylül 2012 Saat : 1:29
admin
devamını oku

Tüp bebek ilaçları nelerdir ?

Doktor tüp bebek için hangi ilaçları önerir?

Doktorunuz kullanılacak ilaçlara size bağlı olarak karar verir. Gelişmeler genellikle ultrasonla izleniyor. Kan testi de yapılabilecekler arasında. Bu yöntemlerle yumurtalıkları harekete geçirme yöntemlerine ne kadar cevap verdiğiniz ölçülüyor. Foliküller yumurta transferine uygun hale geldiğinde HCG enjekisyonu ya da başka tedaviler yumurtanın olgunlaşmasına yardımcı olur.

 

17 Eylül 2012 Saat : 10:45
admin
devamını oku
Doç. Dr. Selman Laçin
Istanbul Beylikdüzü'nde bulunan Medicana International İstanbul Tüp Bebek Merkezimiz 2008 yılından beri Doktor, Biyolog, Psikolog, Genetik Uzmanı, Hemşire, Koordinatör, Sekreter ve yardımcı personelden oluşan 20 kişilik kadrosuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet vermekteyiz.

ilgili Bağlantılar

Sitemiz Yandex haberlerde !

Milliyet Sağlık Yazarı

Milliyet Yazarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Selman Laçin

Üreme Sağlığı ve Kısırlık

Tüm Yazıları

Haberler


tüp bebek merkezi Son Yazılar FriendFeed