Tüp bebek tedavisinde testler

Tüp bebek tedavisinde ön testler ve ana testler nelerdir?

Tüp bebek tedavisi için yapılacak testler aşağıda sıralanmıştır;

İnfertilitenin tanı ve tedavisi için yapılması gereken testler: kadınlar için; kan grubu, tam kan sayımı, hormon testleri olarak FSH-LH-estradiol(adet kanamasını ikinci ya da üçüncü günü), TSH, serbest T4, prolaktin, mevcut enfeksiyonların veya bağışıklığın önceden tanımlanması için HBsAg, AntiHBs, AntiHCV, Rubella IgM-IgG, Toxoplasma IgM-IgG testleridir… Gerekli görüldüğü takdirde diğer sistemik hastalıklara ait tetkikler, mikrobiyolojik ve genetik testler de ilave edilebilir. Tüpleri ve rahim iç boşluğunu değerlendirmek için rahim filmi (histerosalpingografi) çekilmelidir.
Erkekler için ise; spermiogram, kan grubu, HBsAg, AntiHBs, AntiHCV (sarılık taramaları), gerekli durumlarda hormon testleri(FSH, LH, total testosteron, prolaktin ve TSH) ve genetik testler yapılmalıdır

 

22 Eylül 2012 Saat : 1:40
admin
devamını oku

TÜP BEBEK TEDAVİSİ BAŞARI ORANLARI

Tüp bebek tedavisinde Tüp bebek başarı oranı kadının yaşı çok önemlidir.Tüp bebek başarı oranı  canlı doğum oranları  ile ölçülür. Tabi kadının yaşı tek sebep değildir, kadının yaşı kadar yumurtalık rezervi ve erkeğin sperm kalitesine de bağlıdır.

  • 35 yaş altı kadınlarda tüp bebek başarı oranı 40 % olarak görülür
  • 35 – 37  yaş arası kadınlarda başarı oranı 31% oranındadır.
  • 38-40 yaş arası kadınlarda başarı oranı 21% oranındadır.
  • 41-42 yaş arası kadınlarda başarı oranı 12.5%
  • 43 yaşındaki kadınlarda başarı oranı 6% dır.
  • 44 yaş üstü kadınlarda tüp bebek başarı oranı 1% olarak tespit edilmiştir,ve uzmanlar tarafından 44 yaş sonrası tüp bebek tedavisi önerilmemektedir.

 tüp bebek başarı oranını belirleyen en önemli faktör kadının yaşıdır.

Anne adayı nekadar genç, ve yumurtaları okadar kaliteli ise tüp bebek başarı oranı o kadar artar. Tabi her genç hastada aynı başarı yakalanmaz ,hasta 20 yaşında ama yumurtaları zayıf ve kalitesiz ise bu oran çok gerilerde seyreder. Bununla beraber Tüp bebek başarı oranını etkileyen bir çok faktör bulunur bunlardan bir kaçı şöyledir :

  • Anne adayının yaşı
  • Anne adaynın yumurta kalitesi
  • Çiftin evlilik süresi
  • Anne adayının daha önce gebe kalıp kalmadığı
  • Anne adayının daha önce düşük yapıp yapmadığı
  • Baba adayının sperm sayısı ve kalitesi
  • Daha önce geçirilmiş hastalıklar
  • Hormon ile alakalı sorunlar bunlardan bazılarıdır.

 

Tüp bebek başarı oranı kliniklere göre de değişmektedir.Ama bu yanıltıcı sonuçlar vermektedir. Çoğu klinik başarı şansı yüksek olan hastaları tedavi eder, mesela genç yaştaki hastaları kabul eder ve başarı şansı düşük hastaları geri çevirir,böylece başarı oranını daha yüksek tutmaya çalışır.Bu yüzden tüp bebek  kliniklerin başarı oranları sizi yanıltmamalıdır.Tüp bebek tedavisi öncesi merkez seçiminde titiz davranmalı ve önceden tüp bebek tedavi merkezi hakkında araştırma yapmanız daha iyi olacaktır.

Tüp bebek tedavisi ile ilgili ayrıntılı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz…

20 Eylül 2012 Saat : 9:50
admin
devamını oku

Tüp bebek başarı oranı

Tüp bebek başarı oranı ilk olarak kadının yaşı ile alakalıdır.Tüp bebek başarı oranı  canlı doğum ile ölçülür. Tabi kadının yaşı tek faktör değildir, kadının yaşı kadar yumurtalık rezervi ve erkeğin sperm kalitesi de önemlidir.

  • 35 yaş altı kadınlarda tüp bebek başarı oranı 40 % olarak görülür
  • 35 – 37  yaş arası kadınlarda başarı oranı 31% oranındadır.
  • 38-40 yaş arası kadınlarda başarı oranı 21% oranındadır.
  • 41-42 yaş arası kadınlarda başarı oranı 12.5%
  • 43 yaşındaki kadınlarda başarı oranı 6% dır.
  • 44 yaş üstü kadınlarda tüp bebek başarı oranı 1% olarak tespit edilmiştir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi tüp bebek başarı oranını belirleyen en önemli faktör kadının yaşıdır. Anne adayı nekadar genç, ve yumurtaları okadar kaliteli ise tüp bebek başarı oranı o kadar artar. Tabi her genç hastada aynı başarı yakalanmaz ,hasta 20 yaşında ama yumurtaları zayıf ve kalitesiz ise bu oran çok gerilerde seyreder. Bununla beraber Tüp bebek başarı oranını etkileyen bir çok faktör bulunur bunlardan bir kaçı şöyledir :

  • Anne adayının yaşı
  • Anne adaynın yumurta kalitesi
  • Çiftin evlilik süresi
  • Anne adayının daha önce gebe kalıp kalmadığı
  • Anne adayının daha önce düşük yapıp yapmadığı
  • Baba adayının sperm sayısı ve kalitesi
  • Daha önce geçirilmiş hastalıklar
  • Hormon ile alakalı sorunlar bunlardan bazılarıdır.

Tüp bebek başarı oranı kliniklere göre de değişmektedir.Ama bu yanıltıcı sonuçlar vermektedir. Çoğu klinik başarı şansı yüksek olan hastaları tedavi eder, mesela genç yaştaki hastaları kabul eder ve başarı şansı düşük hastaları geri çevirir,böylece başarı oranını yüksek tutmaya çalışır.Bu yüzden kliniklerin başarı oranları sizi yanıltmamalıdır.Tüp bebek tedavisi öncesi merkez seçiminde titiz davranmalı ve önceden merkez hakkında araştırma yapmanız daha iyi olacaktırr.

18 Eylül 2012 Saat : 4:07
admin
devamını oku

Vitrifikasyon – Hücre dondurma yöntemi nedir ?

İnsan hücrelerinin, özellikle embriyolarının kriyoprezervasyonu yardımcı üreme teknikleri alanında çok önemli bir yer almaktadır. Hücre dondurmasında iki temel teknik vardır.

Bunlar, insan hücrelerinde ilk uygulanmaya başlayan teknik olan yavaş kontrollü dondurma yöntemi ve daha yeni bir teknik olan vitrifikasyon yöntemidir.  Yavaş kontrollü yöntem halen yaygın olarak seçilmekle birlikte özellikle son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ultra hızlı vitrifikasyon tekniğiyle de çok başarılı sonuçlar bildirilmiştir.   2008 yılında yayınlanan ilk meta-analize (farklı makalelerin başarı sonuçlarının bir arada değerlendirildiği ortak istatistik sonuçları) göre embriyolarda vitrifikasyon yöntemiyle daha başarılı canlılık oranları bildirilmiştir.

Yavaş kontrollü dondurma ve vitrifikasyon tekniğindeki en temel farklılık hücrenin yapısal bütünlüğünün korunma mekanizmasıdır. Yavaş dondurma yönteminde hücre canlılığı kademeli olarak soğutma esnasında hücre etrafında buz kristalleri oluşturularak sağlanırken, vitrifikasyon tekniğinde konsantrasyonu yüksek dondurma solüsyonları yardımıyla ani ısı düşüşüyle birlikte hücre etrafında cam bir katı yüzey oluşturularak korunmaya çalışılır. Vitrifikasyonda hücrelerin inkübatör (37°C-%5 CO2 değerlerinde hücrelerin içerisinde korunduğu, vücut ortamını taklit eden özel aletler ) dışında geçirdikleri süreç yavaş dondurma yöntemine göre daha kısa (vitrifikasyon-10dk., yavaş dondurma-3 st.) olduğu için, hücrelerin canlılığını olumsuz yönde etkileyebilecek önemli dış etken değişikliklerine karşı daha kısa süre maruz bırakılabilmesi sağlanmış olur. Vitrifikasyon tekniğinde herhangi bir alet kullanımı ve buna bağlı olarak bakım masrafları olmadığından yavaş kontrollü dondurma yöntemine göre daha ucuz bir teknik olarak kabul edilmektedir.

Vitrifikasyon tekniğinde yüksek konsantrasyonlarda dondurma solüsyonlarının kullanımıyla dondurulacak hücre ultra hızlı bir şekilde( <1sn.) 37°C’den (inkübatör içinden) -196°C’lik (hücrelerin dondurulduktan sonra içerisinde yıllarca saklanabildiği sıvı nitrojen gazının ısısı) kritik sıcaklık aralığını yüksek soğutma hızıyla (>10.000°C/dk.) geçilerek cam şeklinde katılaşarak dondurulur. İnsan hücrelerinde vitrifikasyon tekniğinin ilk uygulanmaya başladığı yıllarda (1998-2000) geleneksel vitrifikasyon adı verilen bir teknik uygulanırken, 2000’li yılların başından günümüze kadar olan süreçte ultra-hızlı vitrifikasyon adı verilen ve daha başarılı klinik sonuçlar elde edilen bir teknik tercih edilmektedir. İlk yıllarda kullanılan geleneksel vitrifikasyon yöntemiyle %5-8 gibi düşük implantasyon oranları (transfer edilen embriyo başına rahme tutunabilen embryo oranı )bildirilebilirken günümüzde ultra-hızlı teknikle bu oranlar %30’lara ulaşabilmiştir.

Vitrifikasyonda başarıyı etkileyen 3 temel parametre bulunmaktadır. Bunlardan ilki soğutma ve çözme hızıdır. İkinci temel parametre kullanılan dondurma solüsyonlarının konsantrasyonudur. Üçüncü temel parametre ise örnek hacmi ve hücrelerin içerisinde vitrifiye edilip sıvı nitrojen içerisinde saklanabilecekleri özel aparatlardır. Isı düşüşünü yüksek seviyede sağlayabilmek ve vitrifikasyon solüsyonunun miktarının azaltmak için özel ince ve küçük taşıyıcı aparatlar geliştirilmiştir.

Sonuç olarak vitrifikasyon yöntemi ile hücre dondurma günümüz klinik verilerine dayanarak başarılı bir teknik olarak kabul edilmektedir. Fakat halen yavaş kontrollü dondurma yönteminin klinikte rütin olarak yerini tamamen vitrifikasyona bırakması için yukarıda da belirtilen bazı verilerin netleşmesi gerekmektedir. Bu verilere ek olarak her ne kadar günümüze kadar doğan bebeklerde taze tüp bebek yöntemiyle doğan bebeklere göre olumsuz bir etkiye rastlanmamakta ise de vitrifiye edilen hücrelerin genetik yapıları hakkında yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.
Bu verilerin çok yakın gelecekte çözümlenmesiyle birlikte vitrifikasyon yöntemi klinik tüp bebek laboratuvarlarında rütinde kullanılan tek dondurma tekniği olarak yerini alacaktır

18 Eylül 2012 Saat : 1:29
admin
devamını oku

Tüp bebek ilaçları nelerdir ?

Doktor tüp bebek için hangi ilaçları önerir?

Doktorunuz kullanılacak ilaçlara size bağlı olarak karar verir. Gelişmeler genellikle ultrasonla izleniyor. Kan testi de yapılabilecekler arasında. Bu yöntemlerle yumurtalıkları harekete geçirme yöntemlerine ne kadar cevap verdiğiniz ölçülüyor. Foliküller yumurta transferine uygun hale geldiğinde HCG enjekisyonu ya da başka tedaviler yumurtanın olgunlaşmasına yardımcı olur.

 

17 Eylül 2012 Saat : 10:45
admin
devamını oku

Tüp bebek tedavisinde Doktora ne sormalıyım?

Tüp bebek tedavisi için doktorunuza sormanız gerekenler soruları toparladık;

Embriyo transferi başına hamilelik oranım ne? Bizim yaşımızda bizimle aynı soruna sahip kişilerde hamilelik oranı ne? Canlı doğum oranı ne?  Hormon tedavileri dahil toplam maliyet ne kadar? Embriyoları ne kadar süre saklayabiliyorsunuz? tüp bebek tedavi fiyatı- ücreti nedir?

tüp bebek tedavisi Başarı oranı nedir?

 

13 Eylül 2012 Saat : 1:30
admin
devamını oku

Tüp bebekte donmuş yumurta nedir ?

Tüp bebekte donmuş yumurta, Yeni bir araştırma tüp bebek tedavisi sırasında taze değil dondurulmuş yumurta kullanılırsa anne ve bebeğin karşı karşıya kalacağı risklerin azaltılabileceğini ortaya koydu.

İngiliz Bilim Kurumu’nun yıllık kongresine bu yıl ev sahipliği yapacak olab Aberdeen Üniversitesi’nin 37 hamile üzerinde yaptığı araştırmaya göre suni döllenmeleri dondurulmuş yumurta kullanılarak yapılan annelerin, hamilelikleri boyunca daha az kanama geçirdiklerini ve daha nadir olarak erken doğum yaptıklarını ortaya çıkardı.

Bilim adamları bu araştırmanın doktorları tüp bebek yöntemlerini yeniden gözden geçirmeye iteceğini düşündüklerini açıkladı.

Şu anda tüp bebek tedavisinde taze yumurtaların kullanılması tercih ediliyor.

12 Eylül 2012 Saat : 4:27
admin
devamını oku

Tüp bebek merkezi

TÜP BEBEK MERKEZİ

  1. Kısırlık Tedavisi
  2. Tüp Bebek Yöntemi(IVF)
  3. Mikroenjeksiyon yöntemi(ICS1)
  4. Aşılama tedavisi
  5. Kadın hastalıkları ve doğum(Gebelik takibi ve doğum)

Medicana Interbational Hastanesi‘nde İstanbulda  tüp bebek merkezlerinden üremeye yardımcı tedavi merkezidir.
Hastanenin Tüp Bebek Merkezinin başında bulunan Doç.Dr. Selman Laçin,İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan Medicana International İstanbul Hastanesinin 3. katında hizmet veren Tüp Bebek Merkezimiz 2008 yılından beri Doktor, Biyolog, Psikolog, Genetik Uzmanı, Hemşire, Koordinatör, Sekreter ve yardımcı personelden oluşan 20 kişilik kadrosuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet vermektedir.

Kısırlık bir çiftin bir yıl süre ile düzenli cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamamasıdır.Nedenler ;%40 hastada kadına ait,%40 -45 hastada erkeğe ait olabildiği gibi ,%10-15 hastada tüm tetkikler normal olmasına karşın,gebelik elde edilemeyebilir.Bu sor duruma “nedeni açıklanamayan kısırlık”adı verilmektedir.

Tüm bu durumlarda “üremeye yardımcı tedavi yöntemleri” uygulanmaktadır. Kadına çeşitli ilaçlarla uyarılan yumurtalıklardan toplanan yumurtaların,kendi eşinin spermleri ile laboratuar koşullarında döllendirildikten sonra,rahim içerisine verilmesi esasına dayalı olan “Tüp Bebek” ve bunun teknolojik açıdan daha ileri başarılı aşaması olan “Mikroenjeksiyon” yöntemi kliniğimizde başarı ile uygulanmaktadır.

Tüp Bebek yönteminde laboratuar koşullarında spermler yumurtanın içerisine kendiliğinden girmekte,oluşan döllenmiş yumurtalar (embriyolar) rahim içerisine yerleştirilmektedir.Bu yöntem genellikle tüpleri tıkalı, eşinin sperm sayısı ve hareketi normal veya normale yakın hastalara uygulanmaktadır. “Mikroenjeksiyon”yönteminde ise toplanan yumurtalar içerisine spermler, hem bir yumurtanın içerisine bir adet sperm olacak şekilde mikroenjektör denilen özel mikro cihazlarla yapılmaktadır.Bu yöntemde ,çok az sperm sayısı olan erkeklerin çocuk sahibi olabilmesinin yanında,menisinde sperm olmayan erkeklerin testislerinden TESA yöntemi ile elde edilen spermlerin de kullanılabilmesi de mümkündür.Bu sayede ,menisinde hiç spermi olmayan erkeklerde çocuk sahibi olabilmektedir.

Her iki yöntemde yumurtalıkların uyarılması,yumurtaların toplanması,laboratuar koşullarında döllendirilmesi ve rahime nakledilmesi açısından benzerlik göstersede “Mikroenjeksiyon yöntemi döllenme oranının ve gebelik oranının daha fazla nedeni ile klasik tüp bebek yöntemine göre daha başarılı ve olması tercih edilen bir yöntemdir ve günümüzde tüm dünyada gebelik oranı en yüksek üremeye yardımcı yöntemdir. Ve %50 -55 gibi gebelik oranları söz konusudur.

Merkezimizde bunlardan başka TESA ve TESE (Testislerden sperm edilmesi),asisted hatching (embrioları traşlama),sperm ve embrioların dondurulup saklanması,laparoskopik ve histeroskopik cerrahi olanakları da mevcuttur.

Mikroenjeksiyon ve tüp bebek gibi teknolojik açıdan gelişmiş bu yöntemleri uygulayan tıbbi personelin deneyimli ve nitelikli olmasının önemi açıktır.

Tüp Bebek Merkezi hakkında daha ayrıntılı bilgi için; 0212 867 79 18 nolu telefonu arayabilirsiniz…

11 Eylül 2012 Saat : 12:14
admin
devamını oku

Mikro tese nedir ?

Erkek kısırlığı toplumda çocuğu olmayan çiftlerin yaklaşık yarısının nedenini oluşturur. Bir başka deyişle infertil çiftlerin yaklaşık yarısında erkek faktörü olabilmektedir. Azospermi (hiç sperm olmaması), retrograd ejekülasyon (geriye doğru spermlerin boşalması) gibi erkeğe bağlı olgular yanında kadına ait yaş faktörü gibi durumlarda, beklemeden tedaviye başlamak gerekebilir.

ICSI yöntemi erkeklerin menisinde sperm olmasa da çocuk sahibi olmasına olanak vermiştir. Ancak bu işlemin yapılması, hastanın testislerinde sperm üretiminin az da olsa varlığını gerektirir. Yani spermlerin hastanın testislerinden elde edilmesi gerekir. Testislerden sperm elde edilmesi hastanın durumuna göre farklı metotlar uygulanarak yapılır. Semen analizinde hiç sperm saptanmayan erkeklerde testis biyopsisi uygulanabilir. Bu işlemle sperm yokluğunun sebebinin ne olduğu ortaya konulur. Diğer bir deyişle bu yöntemle sperm yapılamadığı için mi, yoksa tıkanıklık olduğu için mi semende görülemediği ortaya konulur. TESE sperm yapımında şiddetli bozukluk olan olgularda testisin içindeki sperm üreten küçük odakları bulmak için başvurulan bir yöntemdir.

Testisten birkaç odaktan birkaç milimetre boyutunda parçalar alınarak sperm varlığı araştırılır. Mikrotese ise mikroskop altında sperm üretilen tüplerden sperm bulma işlemidir. Bu yöntemle tıkanıklığa bağlı olmayan yani sperm yapımında problem olan olgularda %36-%68 arasında sperm bulma şansı vardır. Mikrotese yöntemi ile daha az testis dokusu ile her biyopside sperm bulma şansı artar. Yani klasik TESE işlemine göre bu şans daha yüksektir. Ayrıca diğer bir avantajı biyopsi yapılırken testis dokusu bölgesindeki damar yaralanmalarını en aza indirir ve küçük parçalarda embriyologun daha kolay sperm bulmasına yardımcı olur.

Mikroskop eşliğinde testisten sperm bulma (microdissection tese) işleminden sonra hasta ne kadar dinlenmek zorundadır?

Operasyondan sonra hasta genel anestezi aldığından 2-3 saat gözlem altında tutulduktan sonra evine gönderilmektedir. İşlemden 2 gün sonra pansuman ve kontrol yapılır. Ortalama 7 gün aşırı bedensel aktiviteden, uzun yolculuk, uzun sure araba kullanmak gibi durumlardan kaçınmaları tavsiye edilir. 15 gün cinsel aktivitede bulunulmamalıdır.

Cerrahi yöntemle sperm alma işleminde genel anestezi kullanılıyor mu?

Testisten sperm bulma işlemi lokal ve genel anestezi altında olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Lokal anestezi ile yapılan uygulamalar iğne ile testisten sperm elde etme (PESA-TESA) veya küçük bir kesi ile testis dokusunun çıkarılmasıdır (TESE). Bu yöntemler testiste sperm yapımından emin olunduğunda ve tıkanıklığa bağlı olarak menide sperm görülmemesi durumlarında seçilebilecek yöntemlerdir. Merkezimizde testiste sperm yapımı bozukluğu ile menide sperm görülmeyen hastalara mikroskop eşliğinde testisten sperm bulunması işlemi (Microdissection TESE) uygulanmaktadır. Bu yöntemle yapılan operasyonda genel anestezi kullanılmaktadır.

Operasyon mikroskobu kullanıldığında hastanın uzun süre hareketsiz olarak yatması lokal anestezi ile güç olduğundan genel anestezi tercih edilmektedir. Mikroskop eşliğinde yapılan operasyonun daha önce uygulanan lokal çoklu testis biyopsi yöntemine göre birçok üstünlükleri vardır. Operasyon mikroskobu ile x20 büyütmede testis içerisindeki yapılar çok detaylı bir şekilde incelenerek sperm yapımı olan bölgelerden örnek toplanmaktadır. Testis kesisi sırasında mikroskop ile damarlanmanın az olduğu bölgeler seçilerek kesi yapılır, bu da operasyon sırasında meydana gelecek kanamayı aza indirir.

Ayrıca testisin beslenmesini sağlayan damar yapısının korunmasını sağlar. Çok az doku çıkarıldığından (çoklu biyopsiye göre 70 kat az) kanda testosteron hormon seviyesinde azalmaya neden olmaz.

10 Eylül 2012 Saat : 3:52
admin
devamını oku

Tüp Bebek ne zaman ?

Tüp Bebek ne zaman ? tüp bebek ne zaman tutunur, tüp bebek ne zaman yapılır ?,tüp bebek ne zaman belli olur ?, tüp bebek ne zaman başlanır?

Kanalları kapalı olan bir kadında yapılan tüp bebek uygulaması günümüzde hemen her türlü infertilite sebebinde kullanılır hale gelmiştir.

 Kanalların kapalı olması, sperm problemleri, ileri yaşta açıklanamayan infertilite tüp bebek gerektiren durumlardır.Hafif endometriosis, ciddi olmayan sperm bozukluğu,yumurtlama problemi( örn. polikistik over) olanlar ovülasyon indüksiyonu (yumurtlatma) ve intrauterin inseminasyon (aşılama) gibi kolay yöntemlerle gebe kalabilirler.Aşılama3-6 kere denenir. Genelde 3 kereye kadar başarı şansı iyi düzeydedir.Üç denemede sonuç alınamadıysa ihtimal azaldığından tüp bebek seçeneği düşünülmelidir.Bu noktada istisna grup ise polikistik overli kadınlardır.Bu grupta daha uzun süreli yumurtlatma tedavisi denenebilir. Bilinmeyen ( Açıklanamayan) İnfertilite

İnfertilite süresi 3 yıl veya fazla ise tüp bebek gerekir. Kadın 36 yaşından daha  fazla ise daha önce de yapılabilir.

Hormonal Düzensizlik ( Örn. Polikistik over)

12 ay ovülasyon indüksiyonuna (yumurtlatma) rağmen gebelik olmadı ise tüp bebek gerekir.

Bu durumlarda tüp bebekten önce intrauterin inseminasyon da düşünülebilir.

Endometriosis

* Hafif ve orta derecede endometriosis “açıklanamayan infertilite” gibi düşünülür.
* Ağır endometriosis tubal patoloji gibi düşünülerek karar verilir.

Erkek Faktörü hakkında

*Toplam hareketli sperm sayısı 1 milyondan az ise(mikroenjeksiyon-ICSI) gerekir.
* Toplam hareketli sperm sayısı 1-10 milyon arasında ve infertilite süresi 2 sene veya çok ise tüp bebek gerekir*.

 

6 Eylül 2012 Saat : 10:48
admin
devamını oku
Doç. Dr. Selman Laçin
Istanbul Beylikdüzü'nde bulunan Medicana International İstanbul Tüp Bebek Merkezimiz 2008 yılından beri Doktor, Biyolog, Psikolog, Genetik Uzmanı, Hemşire, Koordinatör, Sekreter ve yardımcı personelden oluşan 20 kişilik kadrosuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet vermekteyiz.

ilgili Bağlantılar

Sitemiz Yandex haberlerde !

Milliyet Sağlık Yazarı

Milliyet Yazarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Selman Laçin

Üreme Sağlığı ve Kısırlık

Tüm Yazıları

Haberler


tüp bebek merkezi Son Yazılar FriendFeed